CVKAYDET.COM-İş ilanları,eleman ilanları,iş fırsatları,insan kaynakları,kariyer
 
 
 
 
 
  Kullanıcı Adı:
  Parola:
h
 
                   İLAN İÇERİĞİ:    a
 
       
 
  Şaban Çobanoğlu  
 
  ‘Cilalı Taş Devri’nden ‘Cilalı İmaj Devri'ne  
     
 

Yaşadığımız çağda, imaj kavramının önemini vurgulamak maksadıyla olsa gerek, “Artık hepimiz cilalı imaj devrinde yaşamaktayız” sözüne sıklıkla rastlar olduk. Yönetim kurulu başkanlarından öğrencilere, devlet başkanlarından diplomatlara, öğretim üyelerinden satış temsilcilerine kadar hemen herkes, gerçeği cilalayarak doğru imaj yaratabileceğini sanıyor. Boş ve cilalı bir imajın ne kişilere, ne de organizasyonlara hiçbir yarar sağlamadığının farkında bile değiller. Hatta uzun vadede cilalın eriyip, yaldızların pul pul döküldüğünde, ortaya çıkan kurgulama imajın ne kadar tehlikeli olabileceğini hiç hesaba katmıyorlar.
Kişisel imajınız, sahip olduğunuz otoritenin, gücün, zenginliğin, sorumluluğun ve samimiyetin yansıtılması biçimidir. Milletlerin, devletlerin, şirketlerin ve okulların birer imajı olduğu gibi bireylerin de imajı vardır. Bu yazımızda kişisel imajımızı nasıl sağlam bir zemine oturtabileceğimizden bahsetmek istiyoruz.
Gerek iş hayatında, gerekse günlük yaşantımızda, bir kişiye dair ilk izlenimlerle ilgili olarak söylenmiş şu sözleri birlikte hatırlayalım:
l Adam gibi adam.
l Süper bir lider.
l Kararlılığı çok hoşuma gitti.
l Sesi çok karizmatik.
l Adama bir bakışta ısındım.
l İlk görüşte vuruldum.
Bu ve benzeri övgü dolu sözlerin kaynağı, kişilerin dış dünyaya kendilerini sunma biçimleriyle yakından ilgilidir. İnsan kendisini meraklı gözlere, dış görünüşü, beden dili, ses tonu, vakar ve ciddiyeti, yani kısaca iletişim tarzı ile yansıtmaktadır. Genel olarak olumlu ya da olumsuz imaj, ilk tanışmalar ve ilk izlenimler sırasında oluşmaktadır. İmaj, özellikle insanlar arası kurulan iletişimin ilk 30 saniyesinde son derece önemlidir. İki insan birbirleriyle karşılaştıklarında veya birbirinin görüntü alanına girdiklerinde kılık-kıyafet, boy, post, duruş, vücut dili, kullanılan ve taşınan aksesuarlardan akseden yoğun bir mesaj bombardımanına tabidirler. Bu ilk imajlardan örülü mesajlar, zihne kaydedilmekte ve muhatap, hep bu ilk görüntü kareleriyle kotlanmış izlenimlerle hatırlanmaktadır.

DOĞRU İMAJIN BİR TANIMI OLMALI
İmaj, büyük ölçüde sonradan yaratılan bir şey değildir. Kişinin tercih ve birikimlerinin bir yansımasıdır… İmaj, insanın kendisini dışarıya gösterme biçimidir. Dışa yansıma, sözlü iletişim, beden dili, dinleme ve sunum tarzımız, görüntümüz, düşüncelerimiz, birikim ve karizmamız, özgüvenimiz ve gelişme potansiyelimizle ilgilidir.
Her şeyden önce, kimse iyi insan olmadan iyi imaj sahibi olamaz ve sürekli iyi görünemez. Bir kere bu noktayı hiç aklımızdan çıkartmamalıyız. İmaj, insanın ambalajı, üslubu, konuşma modeli, çalışma alışkanlığı ve duruş tarzıdır. İmaj, gözlerimizi kapattığımızda, bir kişiyle ilgili zihnimizde oluşan ilk birkaç izlenim, kelime ve resimden ibarettir. Kişisel imajınız, sahip olduğunuz otoritenin, gücün, zenginliğin, sorumluluğun ve samimiyetin yansıtılması biçimidir. Kısaca imaj, kişinin albenisini ve görünürlüğünü sağlayan bir reklam panosudur.

İMAJ MI, YETENEK Mİ?
İş yaşamında, imajın, işe kabul aşamasında anlamlı bir enstrüman olduğu söylenebilir. Bu görüşümüzü ABD'de sosyologların yaptığı örnek bir araştırma birebir desteklemektedir.
ABD'de boş bir kadro için 15 yetenekli uzman ve 15 aktör çağrılır. Aktörler işle ilgili bilgi ve deneyim sahibi değillerdir. Görüşmeler sırasında, sadece iletişim, imaj ve sinergoloji yeteneklerini kullanmışlardır. Buna rağmen, sonuçta aktörler uzmanlardan daha çok iş teklifi almışlardır. Bu araştırmadan çıkaracağımız sonuç, ilk karşılaşmalarda, örneğin iş görüşmelerinde, doğru tercihler sonucu yansıtılan bir imaj, bilgi ve yeteneğin bile önüne geçebilmektedir. Ancak, daha sonraki süreçlerde sunulan imajla örtüşen bir performans göstermek zorundayız. Aksi takdirde boş imaj her zaman ayağımıza dolaşabilecek bir tuzağa dönüşebilir. Aynı araştırmaya göre, imajın ana iskeletinin,
l Yüzde 45'ini kişinin kendisini sunum biçimi,
l Yüzde 35'ini dış görünümü,
l Yüzde 10'unu yeteneği,
l Yüzde 10'unu da diğer detaylar oluşturmaktadır. İstatistikler, imaj unsurunun kariyer gelişiminde, yetenek ve becerilerden 9 kat daha fazla önem taşıdığını göstermektedir.

OLUMLU İMAJDA İLK ADIMLAR
Olumlu bir imaja sahip olmak, laf ve görüntü ile sağlanacak kadar basit değildir, elbette. Ancak, atılması gereken bazı pratik adımlar da bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmını şu şekilde sıralayabiliriz:
l İmaj, yeni bir dil öğrenmek gibidir. Pratik gerektirir.
l İmaj oluşturma yolunda insanın önce kendisini tanıması esastır.
l Selamlaşma ve el sıkışma, sanıldığından çok daha önemlidir.
l İlgi gösterme ve itibar edilmeksizin bir imaj oluşturulamaz.
l Canlı ve düzgün bir duruş ve tavır sergilenmelidir.
l Uygun renkler ve giyim tarzı seçilmelidir.

KILIK KIYAFET VE İMAJ
Günümüzde insanlar, karşı taraf hakkında fiziksel görüntü ve giyim-kuşamına bakarak bir izlenim elde ediyorlar. Giysilerimiz, insan vücudunun yüzde 90'ını kuşatıyor. Bu anlamda kılık kıyafetin imaj oluşturmada vazgeçilmez olduğunu söyleyebiliriz. Kıyafetlerimizle imajımız arasındaki dramatik bağı büyük gönül adamı Hz. Mevlana'nın şu sözlerinden daha isabetli bir şekilde anlatacak manalı bir söz bulunabileceğini sanmıyorum:
“Nice insanlar gördüm, üzerinde elbise yoktu,
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yoktu.”

İMAJ VE DİPLOMAT TAVIR
İmajımızla, sergilediğimiz tavırlar arasında bir bağ vardır. Bu bağın saygı, vakar ve ciddiyet esasına dayanmasına iş hayatında “diplomat tavır sergilemek” diyoruz. Bu tür yüksek bir tavır geliştirebilmek için, çalışanlar bir noktaya dikkat etmelidirler: Sanki yaşantılarının her anının bir kamera tarafından kaydedildiğini varsayarak yaşamak... Bu durumda, herkesle kavga edebilir, sigaranızın külünü arabanızın camından savurabilir miydiniz? İşyerinde ulu orta bağırabilir, sokaklarda rahatlıkla sakız çiğneyebilir miydiniz? Ya da birçok kişinin bulunduğu bir ortamda ayağınızı masaların üstüne atabilir miydiniz? Yüksek standartlarda, diplomatça tavırlar sergileyebilmek için kendinizi bir misyonun elçisi gibi düşününüz ya da ülkenizi bir başka memlekette temsil eden bir diplomat... Hayatınız sanki sürekli bir kamera tarafından izleniyor. Bu tür inceliklere dikkat ederek bir yaşam sürmek, diplomatik tavır olarak bilinir.

İMAJLA İLGİLİ SON SÖZLER
Bir insanı olduğundan çok farklı göstermek, gerçek imajla hiç ilgisi olmayan yanıltıcı bir olgudur. Hemen hepimizin bildiği bir deyim olan, “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar!” misalinde olduğu gibi, kurgulama imaj çalışmaları, boş ve tehlikeli bir aldatmaca sürecine dönüşebilir. İmajı belirleyen unsurlar, yalnızca maddi ve görülebilir noktalarla ilgili değildir. İmaj aslında, iç dünyada gizli derinlik, bilgi ve duruşun doğru yansıtılmasıdır.




 
     

 

          Sizce en prestijli           departman hangisidir?







 
     Sonuçlar